derskonum.com'un değerli akademisyen-öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri.
doğru konum= derskonum
1-Hikaye Nedir?
TANIM: Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan
olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara
"hikâye (öykü) denir.
Hikâye, insan yaşamının bir bölümünü, yer ve zaman
kavramına bağlayarak ele alır. Hikâyede olay ya da durum söz konusudur. Olay ya
da durum kişilere bağlanır; olay ya da durumun ortaya konduğu yer ve zaman
belirtilir; bunlar sürükleyici ve etkileyici anlatımla ortaya konur.
2-Hikâyenin
Öğeleri/Yapı Unsurları
a. Olay: Öykü kahramanının başından geçen olay ya da durumdur. Hikâyede temel
öge veya durumdur.
b. Çevre/Mekan (yer): Olayın yaşandığı
çevre.Öyküde sınırlı bir çevre vardır.Çok ayrıntılı anlatılmaz, kısa tasvir
edilir.
c. Zaman: Hikâye kısa bir
zaman diliminde geçer. Hikâyeler geçmiş zamana göre (-di) anlatılır. Konu,
yazarın kendi ağzından veya kahramanın ağzından anlatılır.
d. Kişi: Hikâyede anlatılan
olayları veya durumları yaşayan kahramanlardır.Hikâyede az kişi vardır. Bu
kişiler "tip" olarak karşımıza çıkar ve ayrıntılı bir şekilde
tanıtılmaz. Hikâyede kişiler sadece olayla ilgili "çalışkanlık, titizlik,
korkaklık, tembellik" gibi tek yönleriyle anlatılır. Kişiler veya tipler,
belli bir olay içinde gösterilir. Bu tiplerin de çoğu zaman sadece belli
özellikleri yansıtılır.
e.Dil
ve Anlatım -Anlatıcı
—Hikâyenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili
sözcük, deyim atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil
olmalıdır.
—Anlatım ise iki şekilde olur:
—Hikâye kahramanlarından birinin ağzından yapılan anlatım hikâyede
"birinci kişili anlatım“
—Yazarın ağzından anlatılanlar (olaya dahil olmayan)hikâyede "üçüncü
kişili anlatım"
f.Bakış
açısı
I. Hâkim/İlahi/Tanrısal bakış açısı:Yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar.
Kahramanların gönlü veya kafasından geçenleri okumaya kadar uzanır.
"Küçük Hasan hiçbir şey düşünmeden ilerliyordu. Ne evde kendisinin
dönmesini bekleyen iki küçük kardeşi ne de dört saat uzaktaki nahiye merkezinde
hizmetçilik yapan anası bu anda aklında değildi. Ayranını satıp satamayacağını
da düşünmüyordu. Kafasında yalnız bir şey vardı: Bu yolu tekrar yürümek, geri
dönmek mecburiyeti"
II. Kahraman Bakış Açısı:Kahramanlardan birisidir. Bu anlatıcı, aynı zamanda olay örgüsünün bütün
yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi, daha da geri planda yer almış
kahramanlardan biri de olabilir. Bir insanın sahip olduğu veya olabileceği
bilme, görme, duyma, yaşama imkânları ile sınırlıdır.
“Ben bir ağacım, çok yalnızım. Yağmur yağdıkça ağlıyorum. Allah rzası için
kulak verin şu anlatacaklarıma. Kahvelerinizi için, uykunuz açılsın, bana cin
gibi bakın da size niye bu kadar yalnız olduğumu anlatayım."
III. Müşahit/Gözlemci Bakış Açısı
İtibarı dünyada olup bitenleri, sadece müşahede etmekle yetinir. İkinci
aşamada da gözlemlerini adeta bir kamera tarafsızlığı ile okuyucuya nakleder.
Bir “yansıtıcı” konumundadır.
O akşam yağmurlu bir hava vardı. Henüz
sonbahar ayları yaşanıyordu. Bekir yemeğini erken yemişti
ve kitap okumaya çekilmek üzere odasına gidiyordu. Birden kapıya
yöneldi, içeridekilere “Ben biraz hava almaya çıkıyorum.” diye seslenerek
dışarı çıktı. Evlerinin bulunduğu dar sokaktan usulca geçerek sahile doğru
yürümeye başladı.